20 Mart 2014 Perşembe

Viyana Seyahati Vol:2

Merhabalaaaarr, bugün dünya mutluluk günüymüş, umarım gününüz mutlu geçiyordur, bu postu bugüne yetiştirebilirsem bende daha bir mutlu olacağım...
Gezimize, Viyananın en çok turist çeken yeri olan Schönbrunn Sarayı ile devam etmek istiyorum. Burası o kadar büyük ve ihtişamlı ki fotoğrafta ne kadar belli oluyor bilmiyorum ama sarayda 1400 den fazla oda varmış. Gezdiğimiz odalardaki dekor son derece şatafatlı, tavanlar komple altın varaklıydı. 


İçerde fotoğraf çekmek yasak. Ama yaptım bi Türklük :) Serhan kızdı haklı olarak, tutamadım kendimi napiym, o kızıyor ben gülüyorum, bi yandan da çekmeye çalışıyorum, işte odalardan biri:


Ve işte süslü varaklı tavanlardan bir bölümü:


Başka da fotoğraf yok, Schönbrunn mutlaka ama mutlaka görülmesi gereken bir yer. Girişte telsiz telefon şeklinde sesli rehber alabilirsiniz. Odaların numaralarını tuşlayıp bilgi alabilirsiniz. Biz öyle yaptık, rehberde Türkçe seçenek de vardı. 

Viyana nın en şık, tarihi kafelerinden olan Demel görülecekler listesinde:


İçinin mimarisi ve dekorasyonu da sarayları aratmıyor maşallah :)


Karlsplatz cafe metro durağının hemen yanında tesadüfen çıktı karşımıza, yine tarihi görünümlü ve şık bir kafe:



Kafe deyince atlamadan yazayım, sachertorte yi bir de Aida da denedik. Aida iç dekorasyonu pembe ağırlıklı dizayn edilmiş, çalışanlarının kıyafetleri bile pembe olan şirin bir pastane. Ancak sacherin başarısı konusunda tam not veremeyeceğim, üzgünüm. Castelletto daha iyiydi.


Cupcakelerine ise sözüm yok :)


Bu sefer ki adresimiz Prater. Burada büyük bir lunapark ve içinde de Viyananın simgelerinden biri olan ahşap vagonlu dönme dolap (Riesenrad) var. Bu dönme dolap 1896 yılında 30 vagonlu olarak yapılmış, 2. dünya savaşında hemen hemen tamamı yanmış, 1947 yılında da 15 vagonlu olarak tekrar hayata geçirilmiş. 


Lunapark ın girişi, elinde Ipad, sırtında çantasıyla turist kocam :)



Dönme dolaba binmeden önce içinde minyatürlerin olduğu vagonlardan oluşan ufak çaplı bir müze var.


Minyatür park:


Ve işte dönme dolaba binme vakti. Ahşap vagonumuz geldi. Bu arada vagonlardan bazılarının içinde bembeyaz örtüleri, kadehleriyle düzenlenmiş masalar vardı. Bunlar saatlik olarak kiralanıp özellikle geceleri  şehrin ışıklı manzarasında yemek yeniyor, çifler için romantik bir ortam oluyormuş. Burada çok şık bir evlenme teklifi olabilir benden söylemesi.


Biz gittiğimizde kimsecikler yoktu vagonumuzda sadece bizdik. Şehri tepeden gördük.


Gezdik gördük ne yiyeceğiz diyenlere, Viyananın en meşhur yemeği şüphesiz ki şinitzel. Gitmeden önce seyahat notlarını okurken anladım ki viyana da her yerde şinitzel var ve çoğu başarılı ancak açık ara tavsiye edilen yer Figlmüller. Biz de haliyle burayı tercih ettik. İki tane Figlmüller var. Bir tanesi işte bu pasajın içinde:

 

diğeri de pasajdan çıkınca sağda, bu daha büyük, daha ferah diye bizim tercihimiz pasajın dışındaki Figlmüller oldu. Tabeladan anlaşılacağı üzre1905 den beri hizmet veriyormuş.


Hemen her saat kalabalık olan Figlmüller de akşam yemek saatinde rezervasyonsuz yer bulunmuyormuş. Biz henüz akşam olmadan acıkmıştık ve yer bulmakta zorlanmadık.


Bu tabaktaki porsiyon tam değil yarım porsiyon şinitzel ve bize tam geldi. Çünkü tam porsiyon inanılmaz büyük, birimizin bitirmesi imkansızdı, yarımı bile Türkiye porsiyonlarına göre gayet bonkör. Siparişi verirken chicken demeyi unutmayın çünkü domuz şinitzeli de var, karışıklık olmasın. Ve gelince ilk lokmayı aldığım zaman anladım ki: ilk defa gerçek bir şinitzel yiyorum bu bir, bu Figlmüller boşuna ünlü olmamış bu da iki.


Şinitzele yaptığım övgünün belki beş katını bu gördüğünüz patates salatası hak ediyor. Eğer ikisi arasında tercih yapmak gerekse düşünmeden patates salatasını alırım, o kadar lezzetli bir sosu varki anlatamam. İnternetten araştıracağım bakalım bulabilirsem, neymiş bu karışım diye.


Eveeeett, fazla yormadan bu postu da bitirelim. Siz bunları okurken bende gidip üçüncü postu hazırlamaya başlayayım. Umarım beğenmişsinizdir. Kapanışı da şu muhteşem güzelliklerle yapıyorum, şimdilik hoşçakalın, mutlu kalın ☺




12 yorum:

  1. Ne güzel detaylar paylaşmışsın Ebru,gitmiş gibi oldum, cupcakelere de bayıldım .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aaa süper çok sevindim, teşekkür ederim :)

      Sil
  2. şahane bi gezi postu olmuş,tam anlamıyla viyana rehberi:)teşekkürler
    bu arada eşinle çok yakışıyorsunuz,maşallah
    çok sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazıdan sonra şöyle bir yorum almak acayip mutlu ediyor, güzel sözler için de ayrıca teşekkürler...

      Sil
  3. Viyana'yı da görülecek yerler listeme kaydettim sayende, ne kadar güzel bir gezi olmuş :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ekle, inşallah gidersen bu notlardan faydalı olacaktır :)

      Sil
  4. ebruş...hoşgeldin. Uğrayamadım sana dün aklımdaydın. Demiştim ya yediğin içtiğin senin olsun, gördüklerini anlat diye. Aferin çocum! otur 10:)))
    Süper keyif aldım, baktım baktım, şinitzele daldım, oradan sarayın o yasak fotoğraftaki odasına göz ucu ile baktım:) yasak ya:)))
    Ay biz yasaklara ne ederiz şekercim...bak twitter da kapandı ama buluruz bir yolunu elbet:) bloglarımıza dokunmasalar bari.
    çok öperim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Valla ordan internete girdikçe içim kararıyordu olan bitene, twitter konusu da kötü ama bloglara birşey olursa çok çok üzülürüm...Neyse kötü düşünmeyelim yazımı beğenmene sevindimmm, özlemişim sizi :)

      Sil
  5. Gittin gördün gezdin geldin :) Ne güzel olmuş, notlar süper, kısmet olur da gidersem faydalanacağım bu bilgilerden..
    Seni mimledim ama mim yapmaktan hoşlanmıyorsan kendini zorlama :))
    İyi Haftasonlarııııı :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, kibarlığına hayran oldum :) mim konusunda pek hevesli değilim ama iki tane var seninkiyle beraber dur bakalım nolucak :)

      Sil
    2. Daha onceki paylasimlarindan pek hevesli olmadigini biliyorum :)) o yüzden hic zorlama dedim :)

      Sil
  6. ne güzel yerler ne güzel fotoğraflar, umarım bir gün biz de gidebiliriz eşim ile, ama bu fotoğraflar ile gitmiş kadar da oldum :)

    YanıtlaSil

Yorumlarınızı benimle paylaşmak ister misiniz?