Adana Portakal Çiçeği Festivali

Bu sene beşincisi düzenlenen Adana Portakal Çiçeği Festivali'ne ilk defa biz de katıldık. Annemin Adanalı olmasına rağmen uzun yıllardır gitmediğim bu güzel şehre festival için gitmek kısmetmiş. İlk olarak Ayşe Arman'ın köşesinde okuduğum ve bir gün gitmek için kendime söz verdiğim festivale iyi ki gitmişiz. Çok coşkulu ve renkliydi. Öncelikle Adana çok güzel bir şehir onu gördüm. Yeşilliği, palmiyeleri, kocaman parkları ile Adana gerçek anlamda bir büyükşehir. Böyle şahane bir festivale ev sahipliği yaptıkları için de ayrıca teşekkür ediyorum.


Arabayla Ankara'ya beş altı saat uzaklıkta olan Adana'ya direkt gitmedik. Önce bir gece Nevşehir'de konakladık. Sabah yola çıkıp öğleye doğru Adana'ya vardık ve arabadan iner inmez misss gibi bir koku sardı bizi...Adı üstünde portakal çiçeği festivali olunca tüm şehir portakal çiçeği kokuyordu tabi. Ben bu çiçeğin böylesine güzel koktuğunu bilmiyordum, büyüleyici resmen!..

Otelimize yerleştikten sonra vakit kaybetmeden festival alanına doğru yollandık. Biz festivalin ilk günü olan Cuma günü gittiğimiz için ilk gün aşırı kalabalık yoktu. Biz tabi buna kalabalık  bile denmeyeceğini ertesi gün anlayacaktık :) Hava 20 dereceydi, şehir mis gibi kokuyordu, kocaman parklar ve yeşillikler vardı...Festival alanında yan yana dizilmiş onlarca stand ve burada satış yapan insanlar vardı. portakal çiçeği temalı taçlar, şapkalar, saç aksesuarları, portakal reçeli, ev yapımı tatlı, pasta, sarma börek ne arasanız var diyebileceğim bu standları gezmek çok zevkliydi. İlk iş kendime ve tabi ki Öykütoşa portakallı çiçekli birer taç aldım. İlk günden ayrıldığımız pazar gününe kadar gördüğüm tüm kadınların başında rengarenk çiçekli taçlar vardı. İstisnasız hepsinde ama yaşlı, genç, çocuk, bebek kaç yaşında olursa olsun cinsiyeti dişi olan herkeste bir taç vardı ve bu benim çoookk hoşuma gitti :) 2015 de yapılan festivale 90 bin kişinin katılmış olması ve bu sene daha kalabalık denmesi bizi iyice şaşırttı. Demek ki bu tip festivaller gayet ilgi görüyor ülkemizde. Neden Ankara'da böyle eğlenceli şeyler olmaz acaba?










Portakal çiçeği festivaline siz de katılmak isterseniz erken rezervasyonla çok uygun fiyata otel ayarlayabilirsiniz. Siz siz olun son günlere kalmayın çünkü otellerde kesinlikle yer kalmıyor.
Festival zaten başlı başına bir olay ancak yine de vaktiniz kalırsa başka yerler de var tavsiye edeceğim. Mesela Atatürk Parkı! Burası kocaman, yemyeşil, ağaçlarlar, palmiyelerle, rengarenk ve harika dizayn edilmiş çiçeklerle dolu muhteşem bir park. İster biraz kafa dinlemek,ister çimlerde oturmak, isterseniz harika fotolar çekmek için bu parka gitmenizi tavsiye ederim.





Bir başka tavsiyem Sabancı Merkez Camii. Burası 20 bin kişinin ibadet edebileceği heybetli bir cami. Dışı Sultan Ahmet Camii, içi ise Selimi Camii'ne benzetilen Sabancı Merkez Camii ortadoğu ve Balkanların en büyük camisi kabul ediliyormuş.

Seyhan nehri üzerindeki Taşköprü ise şehrin simgesi olarak kabul ediliyor ve bana Prag'da ki köprüleri hatırlattı. Aslında 21 gözlü olan köprü Seyhan nehrindeki çalışmalar sonrası 7 gözü toprak altında kalarak 14 gözlü olarak bugüne gelmiş. Roma döneminden kalma Taşköprü nün Gece ayrı gündüz ayrı güzeldi.


Adana'da Ne yenir, ne içilir?

Elbetteki bir yemek cenneti olan Adana'da ilk önce Adana kebap yenir bunu yazmaya gerek yok. Ama bu aDana nerde yenir derseniz hemen kendi tecrübelerimi aktarayım. İlk gün "Adana kebap salaş yerde yenir" mottosundan hareketle Sergen Ocakbaşı diye bir yerde Adana yedik. Gayet lezzetliydi. Yanında da mezeler garnitürler filan vardı. Ancak küçük çocukla olunca salaş restoran bize pek uymadı.


İkinci seçimimiz araştırmalarımız ve tavsiyeler sonucu Birbiçer Ciğer oldu. Burada hem adana hem de ciğer tattık. Adanası çok daha güzel. Kesinlikle tavsiye ederim. Ama sakın alt katta ocakbaşına yakın yerde oturmayın acayip duman oluyor benden söylemesi. Üst katı var hemen oraya koşun, doluysa da bekleyin. Burada Adana nefis.



Kebap dışında Adana da nam salmış Kazım Büfe'ye mutlaka uğrayın. Burada her çeşit tost sandviç türevi, meyve suları,şalgam ve her tür içecek var. Amaaaa oranın yıldızı muzlu süt! Milk shake kıvamında hazırlanan muzlu sütün lezzeti anlatılmaz.


Ancak özellikle belirtmeyince bir büyük bir normal bardak veriyorlar kişi başı. Bu da bir insan evladının midesine sığması zor bir miktar. Yanında da yengen yiyebilirsiniz. Onun çok övülecek bir özelliği yok sadece hamburger ekmeği ile yapılan karışık tost diyebiliriz. Ancak muzlu süt efsane :)


Kazım büfenin olduğu caddede tam karşıda akşamcılar için şırdan satan ufak bir dükkan var. Bu şırdannedir diye merakmdan yedim. Vallahi nefisti, midye dolma gibi tadı var. üstüne turunç ya da limon sıkıp yeniyor harikaydı. Festival seyahatinden çıkıp bir gastronomi şölenine dönüşen bu seyahatte kardeşim ve eşi de bizimle beraberdi. Ve ne yazıkki bu dörtlü biraz da birbirimizden gaza gelip yedikçe yedik :)

Adana' da tatlı ne yenir, nerde yenir?

Yine Serhancığımın titiz araştırmaları sonucu tatlı için ilk durak Doğan Kaymaklı Kadayıf oldu.  1975 yılından beri aynı yerde hizmet veren Doğan Kaymaklı bildiği işte ustalaşarak farklı şeylere el atmadan bugüne gelmiş. Kadayıfın üstüne olduğu gibi süt kaymağı yayılarak servis edilen bu tatlıyı kadayıftan hiç hoşlanamama rağmen yedim, nefisti. Fıstıklı ve cevizlisi vardı ben cevizli yedim. Burayı öyle sevdik ki ertesi gün de başka yer aramadan direkt buraya geldik, kalorilere gömüldük, kilolara kilo kattık geldik :)


Son olarak Adana'dan ve festivalden karelerle yazımı bitireyim. Biz çok mutlu olduk ve iyi ki gitmişiz dedik. Seneye tekrar gitmeye niyetlenecek kadar sevdik portakal çiçeği festivalini :)







Sevgilerimle :)





4 yorum:

  1. harika olmuş her bi detay ve süslemelere bayıldım :) hele o portakal çiçekleri :)!

    YanıtlayınSil
  2. Adana'yı ben de çok seviyorum, kesinlikle çok güzel bir şehir. Festivale gitmedim hiç ama senin yazından sonra aklımda, her şey ne kadar güzel ve eğlenceli görünüyor! Birbiçer'i beğenmenize sevindim; benim Kazım'da içtiğim muzlu sütün tadı hala damağımda. Hatta bir arkadaş evine bu sütten yapabilmek için smoothie maker bile almıştı ama onların elinin lezzetini tutturmak zor. Öptüm çok!

    YanıtlayınSil
  3. Çok seviyorum seyahata yazılarınızı. Keşke böyle festivaller artsa, insanlari paylaştığı eğlenceli olaylar çoğalsa... Ne güzel olur Türkiye ;)

    YanıtlayınSil
  4. Ne güzel gezdiniz. Instagram'da da takip ettim....

    YanıtlayınSil

Yorumlarınızı benimle paylaşmak ister misiniz?

Blogger tarafından desteklenmektedir.