Haftaya bu şirin pembe tavşanlı bot yazısıyla veda edeyim dedim. Evet biliyorum böyle şeyler için yaşımız geçti ama ne yapayım ki arada şeytan dürtüyor ve kız çocuğu gibi gidip oyuncaklı şeyleri kapıyorum :) Bu tavşanlı botları sitede görünce aklıma çocukluğumdan unutamadığım bir anı geldi. Senelerrrrr önce (kaç sene olduğunu hiiiç sormayın :) ben daha altı yedi yaşındayım, kardeşim ise altı aylık bebek. Kış geliyor diye kardeşime palto almaya gidiyoruz annemlerle. Bende zaten ezelden bir yaramazlık var bir de Elçin doğunca iyice sinir oluyorum kıskançlıktan!.. Bir mağazaya girdik pembe pelüşten harika bir palto beğendiler kardeşime, üstelik bir de yine pembe pelüşten çarpraz takılan harika bir çantası var! Görünce tabi aklım gitii! Allahım çıldırmak üzereyim! Zaten kardeş sahibi olunca süngüm düşmüş, pabucum dama atılmış bir de ona pembe pelüşten o takımı alıyorlar! Hem de çantası var! Tabii hemen başlıyorum zırıl zırıl ağlamaya...Paltonun bana olmayacağı belli, ama çanta pekala benim olabilir! Hem o daha bebek ne anlayacak çantadan! Pembe çanta! Pelüşten! Üstünde tavşan resmi bile var!.. Benim olsun benim olsunnnn İSTİYORUMMMM!... Ağlamam artınca çaresiz çanta Elçin'in boynundan çıkarılıp derhal bana takdim ediliyor :) Hehe o ne mutluluk, o ne büyük bir zafer, yıllar boyu aklımdan çıkmayan :) Çanta sıkılana kadar bende kalıp sonra gerçek sahibine gidiyor gecikmeli de olsa :) İşte bu sevimli pembe botları görünce aklıma o gün geldi...Bir bot beni taaa çocukluğuma götürdü. O yüzden aldım gitti :) Belki beğenirse kardeşime ödünç veririm biraz giymesi için :) Ne de olsa borcumuz var ona di mi :)
Dipnot: O gün bugündür değişen çok birşey yok aslında, koca kadın oldum hala kardeşimin aldıklarında gözüm kalır, onunkiler daha bir güzel görünür bana :)
Tavşanlı Bot: BURADA