2 Haziran 2016 Perşembe

Bebekle Uçak Yolculuğu

Yurtdışı seyahatlerine Öykü ile beraber gidiyoruz. Seyahat güzel ancak yol kısmı için eskisi kadar kolay ve zahmetsiz diyemeyeceğim. İki kişi olunca biz her durumda tamamız ancak söz konusu bir buçuk yaşında bile olmayan bir bebekle yolculuk olunca biraz daha dikkat ve sabır gerekiyor. Yurtdışı seyahatlerde İstanbul aktarmalı olursa hele, iş iyice uzuyor. Havaalanına gidiş, öncesinde erkenden evden çıkma, orada bekleme, uçağa binme, uçuş, iniş, ikinci uçuş filan derken saatler geçiyor. Bu sürede çocuğun da sabrı bir yere kadar dayanıyor sonra bitiyor haliyle. Ancak biz bu konuda şanslıyız çünkü Öykü gezmeyi, kalabalığı ve insanlarla iletişimi çok seviyor. Sevmediği kısım bebek arabasında uzun süre kalmak ve kucakta hapsolmak. Ancak uçakta da mecburen kucağınızda oturacak ve bebek için verilen kemeri takacaksınız. E bu durumda iş ebeveynin oyalama becerisine ve bebeğin insafına kalıyor :)


Biz yolculuğa çıkmadan önce birkaç gün dinlendiriyoruz Öykü'yü. Genelde evde vakit geçiriyoruz yorulmasın ya da soğuk algınlığı vs olmasın diye. O sürede bende bavullara koyacağımız şeyleri çıkarıp grupluyorum bana da iyi oluyor. Yolculuk günü erken kalkılacaksa önceki akşam uyku ritüellerini erken başlatıyorum. Babaya bay bay yapma, alt değiştirme, kuzulu pijamayı giyme ve uyku şeklinde...Yolculuk günü ise biz herşeyi hazırlayıp onu son dakika uyandırıyoruz ki uykusu olabildiğince bölünmemiş olsun. Uçak öncesinde de altını son dakika mutlaka kontrol ediyorum uçakta sıkıntı olmasın diye. Hostesleri bulan Öykü'nün yine bizi unutup gittiği anlar :)



Her yolculuk öncesi Öykü'ye yeni bir kitap ve ufak bir oyuncak alıyoruz ve yolculuk günü uçağa binene, hatta sıkılmaya başlayana kadar ortaya çıkarmıyoruz. Baktık iş karışmaya başlıyor hemen yeni kitabı çıkarıyoruz onlarla epey oyalanıyor. Sonrasında da uyursa ohh süper!.. Uyumazsa ikinci oyuncak devreye giriyor. Bu şekilde sıkıntısız geçti bu zamana kadarki uçuşlar. Bir de THY ile uçmanın avantajlı tarafları var biliyorsunuz. Yemek, içecek ikramı gibi. Bebek için de artıları var THY nin. Yemek servisi sırasında bebek için kavanoz maması veriyorlar. Eğer yanınızda yoksa çok işe yarıyor. Bir de bu ara ufak bir çanta içinde aynı zamanda oyuncak dürbün olan minik uçağı, bir tane şişme balon uçak ve kırmızı bir çocuk saatinin olduğu çocuklar için özel hediyesi var THY nin.  Saati pek anlamasa da oyuncak uçak favorisi oldu Öykü'nün. Onlarla da epey oyalandı.


Daha öncede bahsetmiştim THY bebek arabanızı bagaja teslim ederken sarmanız için büyük boy kalın bir poşet veriyor. Araba tertemiz gidip, geliyor. Bunlar diğer havayollarında olmayan ve küçük gibi görünüp çok işe yarayan detaylar. Ayrıca uçakta yemek hele de THY nin yemekleri harika oluyor doğrusu.


Haa Pegasus da yemek yok mu, var, parasını ödeyip istediğiniz menüyü alırsınız. Ancak bebek arabası için poşet Pegasus da yok, bebek maması da vermiyorlar. Online check in için de ücret alınıyor. Çoğu zaman körük olmaması ve otobüse in-bin yapmak da bebekle zor oluyor. Konuyla alakası yok ancak bilet fiyatları da her zaman ucuz değil. Aşağıda yolculuk başlamadan Öykü'nün uçağı keşif anları:



Uçuşda, kalkış ve iniş esnasında bebeklerin kulakları tıkanmasın diye emzirin derler. Bizimki emme safhasını geçtiği için o işi biberondan su içirerek yapmaya çalışıyorum. Ancak tam kalkışta bırakıp atıyor biberonu, kulağına ne olup bitiyor emin değilim :) Ben oyuncaklardan sıkıldığı zaman kucağımda masallar anlatıyorum ki sakinleşsin ve sonrasında uyusun. Masallar etki etmiyorsa telefondan kendi videolarını izletiyorum, o her zaman iş görüyor. İşte böyle böyle derken yol da bitiyor. Uçak için bir de yanımdan eksik etmediğim şey çubuk kraker. Her durumda işe yarıyor :) Bir de uçak boşsa tüm bunların üstüne uyutup boş koltuklara yatırabiliyorsanız en kral yolculuk sizinki :) Tabi bu kırk yılın başı denk gelir o ayrı :)


Uyumuyor, kucakta da durmuyorsa salıverin gitsin, aynen şöyle :)))



İşte bizim uçuşlarımızda yaşadıklarımız böyle. Takipçilerimden soranlar başta olmak üzere tüm çocukluların işine yarayacaktır diye umuyorum. Sizin de varsa ekleyecekleriniz yorumlarınızı beklerim :)


Sevgilerimle...


9 yorum:

  1. Ah ah Ebru, daha küçükken daha kolay; yürümeye başladıktan sonrası çok zor. Her çocuğun da oyalanma biçimi farklı. Ama yine de iyi tavsiyeler olmuş. Teşekkürler! Ben bu sene Antalya'ya Çınar ve Rüzgar ile yalnız gideceğim. Şimdiden tırsıyorum valla ama neyse ki Çınar büyük, ikimiz Rüz'ü hallederiz diye umuyorum :))) Öperim seni ve Öykütoş'u :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tek başına gitmek mutlaka zor olacaktır, ama korkma hallolur :) Çınarı tanıyamadım ama Rüzgar maşallah adı gibi :))) Abisi destek olursa inşallah sorunsuz atlatırsın bende öptüm üçünüzü 💛

      Sil
  2. Öncelikle paylaşımınız için teşekkürler. Ah o çubuk kraker nelere kadir :-))) en zor zamanlarımızda bizim de kurtarıcımız oluyor. Küçük kuzunun seyahati ve kalabalığı da sevmesi çok büyük bir avantaj. Maşallah sosyal kelebek :-))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler gerçekten her bebek farklı ancak bazı ortak paydalar var :) Çubuk krakere de devam :)

      Sil
  3. Gökçe'yle ilk seyahatimiz henüz 2 aylıkken Amasra olmuştu. Sıcaktan biraz fazla bunaldı yavrucak ama kısa sürede sakinleştirebildik Allahtan.
    Büyüdükçe daha zorlaşıyor ama çocukla tatil, keyfini çıkarın :)

    YanıtlaSil
  4. Öykü hanım baya bir uçağı kendi lehine çevirmiş prenses. Hepinizi elinde oynatmış bu fıstık:)

    YanıtlaSil
  5. güzel bir paylaşım olmuş elinize sağlık :)

    YanıtlaSil
  6. O oyuncak uçakları gördüm geçenlerde. Gözüm kaldı, bize de verseler ya diye hayıflandım:)

    YanıtlaSil

Yorumlarınızı benimle paylaşmak ister misiniz?