Hamilelik, doğum, lohusalık, ilk altı ay, bir yaş derken çocuk büyütme süreci pek çok annenin dediği gibi zorlaşarak devam ediyor. İnsan yaşadığını zor sanıyor ancak zaman ilerledikçe anlıyorsunuz ki her dönemin zorluğu ayrı. Bunu anlamış olmama rağmen halen "bunlar iyi günler ilerde şöyle olacak, sonra böyle olacak" diyenlere sinir oluyorum. Bazen kendim de diyorum o zaman kendime de sinir oluyorum :)
Başlıktan anlaşılacağı üzere iki yaşa girdik. Daha önceden de okuduğum, duyduğum, şahit olduğum bu yaş dönemi çocuklarda görülen huy değişimi, sinir ve inat hallerini dolu dolu yaşamaya başladık. Her an her dakika değil tabi. Ama hoşuna gitmeyen birşey olursa, istediği birşey yapılmazsa ağlama ve sonrasında bir çıldırma halleri varki Öykütoş'un...itiraf ediyorum bazen cinlerim tepeme çıkıyor! Sabrım kalmıyor! Sabretmenin ve yumuşak yaklaşmanın tek çözüm olduğunu bildiğim halde bunu uygulamakta zorlanıyorum. Hatta çoğu zaman mecbur kalıp onun dediğini yapıyorum çünkü ağlamanın sonu gelmiyor. Dediğim gibi iki yaş sendromu musun, terrible two musun nesin bi git başımdan valla deliricem!..
Her gün okuyorum, hep aynı şeyler, aynı tavsiyeler, hatta cümleler bile aynı çoğu yazıda. Tamam anladık sabır, anladık sükunet, anladık yumuşaklık, ama bunu nasıl yapacağız? Onu anlatan yok. Valla ben sorunlu bir hamilelik geçirdim, lohusalık malum zaten ama o zamanlarda bile böyle zorlandığımı hatırlamıyorum. Belki unutuluyor diyeceğim ama doğumdan beri yazdığım bir defter olduğu için biliyorum. Sanırım bu zamanlar bana en zor gelen dönem oldu. Şu ana kadar tabi. Hemen çıkıp "daha bunlar ne, okula başlaması var, ergenliği var" demeyin noolur onları da çok dinledim, biliyorum en zorunu daha görmedik :)
Bu konuyla ilgili o kadar çok okuyorum ki, aynı şeyleri okuyor olsamda tekrar tekrar okuyorum ki beynime kazınsın. Peki ne yapmalı derseniz, şöyle efendim:
- İki yaş sendromu diye tabir edilen dönem çocuğun bireyselleşmeye başladığı dönemdir. Ergenlik gibi yaşanması gereken son derece normal olan bu süreci "sendrom" haline getiren ebeveynlerin hatalı davranışlarıdır. (suç bizde :)
- İstediği olmayınca ağlama krizine giren çocuğa bağırmak, kızmak olayı işin içinden çıkılmaz hale getirebilir. O nedenle ne olursa olsun sakin kalmak şart. Gerekirse yanından uzaklaşıp ağlaması bitene kadar beklemek ve sonra sakince anlatmak en doğrusu. (yapabilirsen)
- Ne olursa olsun o SADECE 2 YAŞINDA! Ondan mantık beklemek en büyük hata. Bu dönemin geçici olduğu unutulmamalı. (geçecek di mi? )
- Aşırı korumacı davranmak ya da sürekli engelleme halinde olmaktan kaçınmalı. Kendine zarar verecek bir durum yok ise boş yere inatlaşmadan kendi kendine birşeyler yapmasına izin verilmeli. (bütün gün masa üstünde, koltuk tepesinde)
Bana gelince yazdıklarımı çoğu zaman uygulamaya gayret ediyorum ancak bazen uygulayamayacak kadar geriliyorum. Etrafımda gözlemlediğim kadarıyla bu yaştaki hemen her çocuk benzer şeyleri yapıyor. Ancak her anne aynı mı davranıyor, çok sabırlı olanlar nasıl başarıyor, çocuğun inadı nasıl kırılıyor bunları merak ediyorum. Bizde bu ara haller böyle işte. İki senedir bilfiil gece gündüz kendim baktığım, ona iyi bakmak için işi bıraktığım ve bu karardan hiç pişman olmadığım Öykütoşum bakalım ne zamana kadar böyle delişmen olacak :) Bu arada öyle şeyler de yapıyor ki ara ara sanki iki yaşında değil de koca insan! Böyle zamanlarda duygulanıyorum, ne zaman büyüdü diye. Evde herşeyin yerini öğrendi. Her çekmecede kimin nesi var ezbere biliyor. Çok da duygusal, bir yerimi kaşırken bile görse canımın yandığını düşünüp koşa koşa gelip beni yatırıp kendi kaşıyor :) Çok konuşamasa da derdini artık daha iyi anlatıyor. Amaaaa bir inadı var kiiiiii....mazallah! İşte bu ara bizim durumlar böyle, sizde ne alemde?


