Geçen sene Nisan ayının son haftası Öykütoşla ilk tatilimize gittik. Üzerinden tam bir sene geçmiş, klasik olacak ama nasıl geçti anlamadım. 4 aylık bebekle yolculuk ve tatil azıcık zor ama çok zevkliydi. Zorluğu, pat diye bir yerden bir yere gidememek ve evden çıkmadan önce beziydi, hırkasıydı, battaniyesiydi hazırlık yapmaktan dolayı. Ama nazar değmesin gezmeyi seviyor galiba bizi üzmedi ve sorunsuz bir tatil geçirdik. Bir kere ilk üç kişilik tatilimiz olmasından dolayı özeldi. Sonrasında tüm yaz Kuşadası, Alanya, Belek yolculukları devam etti ve Aralık sonu bir yaşına girerken ilk yurtdışı seyahatimize çıktık. Havanın eksilerde olduğu yılbaşı zamanı bir yaşında bebekle beraber Münih'i gezdik. Önce olur mu kış kıyamet filan derken...kendimizi Münih de bulduk. İyi ki gitmişiz!...
İlk defa yurtdışına bebekle gideceğimiz için çok heyecanlıydık. Mevsim kıştı, bebek küçüktü, eşya çoktu!...Hazırlık aşamasında listemizi yaptık ve götürmemiz gerekenlerin ne kadar fazla olduğunu anlayınca ilk başta ufak bir şok yaşadık :) Neyse ki çabuk toparlandık, çok şükür ikimiz de planlı ve eli çabuk tipler olduğumuz için iki gün önceden her şeyi valizlere yerleştirmiş, bir gün öncesinde arabaya indirmiştik. Ben bebekten önce sadece kendi valizimi hazırlarken de önce liste yapıp sonra yerleştirdikçe listeden üstünü çizerek işi bitiriyordum. Öyle olunca eksik bir şey kalma ihtimali az oluyor. Tabi Öykü işin içine girince sadece ona bir valiz hazırlıyoruz. iki kişi gitmek ne kolay, ne zahmetsizmiş şimdi anladım :) İşte ilk tatilimizde Alanya sahilinde dört aylık Öykütoşum ve ben...
İlk defa yurtdışına bebekle gideceğimiz için çok heyecanlıydık. Mevsim kıştı, bebek küçüktü, eşya çoktu!...Hazırlık aşamasında listemizi yaptık ve götürmemiz gerekenlerin ne kadar fazla olduğunu anlayınca ilk başta ufak bir şok yaşadık :) Neyse ki çabuk toparlandık, çok şükür ikimiz de planlı ve eli çabuk tipler olduğumuz için iki gün önceden her şeyi valizlere yerleştirmiş, bir gün öncesinde arabaya indirmiştik. Ben bebekten önce sadece kendi valizimi hazırlarken de önce liste yapıp sonra yerleştirdikçe listeden üstünü çizerek işi bitiriyordum. Öyle olunca eksik bir şey kalma ihtimali az oluyor. Tabi Öykü işin içine girince sadece ona bir valiz hazırlıyoruz. iki kişi gitmek ne kolay, ne zahmetsizmiş şimdi anladım :) İşte ilk tatilimizde Alanya sahilinde dört aylık Öykütoşum ve ben...
Bugüne dönecek olursak; bir kaç gün sonra bir yurtdışı seyahati daha kapıda ve ben yine başladım bavul hazırlıklarına. Bu yazıyı yazma amacım bebekle tatile çıkarken neler alıyoruz, yolculuk aşaması nasıl oluyor, nelere dikkat ediyoruz bunları sizinle paylaşmak. Öncelikle bavula her gün için body, çorap, penye, pantolon-tayt ve hava gideceğimiz yerde soğuk olacağı için kazak-bluz ayırdım. Bunların birer de yedeğini yaptım. Otel odası sıcak mı soğuk mu olur bilmediğimden hem kalın hem ince tulum aldım. Yurtdışında reçetesiz ilaç alma konusu sıkıntılı olduğu için peditus, Calpol ve Ferro Sanol kan ilacını aldım. Bez, pişik kremleri, nemlendiricileri zaten hep yanımda. Bavula her ihtimale karşı kavanoz mamalarından da alıyorum. Uçak için ise bebek çantası yanımızda oluyor onun da içinde bez, krem, ince battaniye, atıştırmalık çubuk kraker, kavanoz mama, su, emzik ve oyuncak var. Oyuncak kısmında biz uçak seyahati öncesi hoşuna gidecek bir oyuncak, bir de kitap alıp o güne kadar ortaya çıkarmıyoruz. Bu sefer de öyle yaptık. Uçağa binip de Öykü mızmızlanmaya başlayana kadar bekleyip en son yeni oyuncağı çıkarıyoruz. Bu onu epey oyalıyor. Sonrasında uyuya kalmasını umut ediyoruz :) Geçen sefer öyle yapmıştı çünkü. İniş ve kalkışlarda basınçtan dolayı kulakları rahatsız olmasın diye uyuyor olması yada emiyor olması iyi oluyormuş. Bizimki emmiyor diye biberon verdik geçen sefer ama her dakika biberon elinde gezen çocuk o anda istemedi :) Yani iniş ve binişte Öykü uyanıktı ve emmiyordu, bir arıza çıkarmadı çok şükür. Bakalım bu sefer ne olacak?
Şimdi artık büyüdü ve bu hem avantaj hem dezavantaj. Yerinde oturmak istememesi açısından kötü, ama bir çok şeyin farkında olması ve oyuncaklara kitaplara ilgisinini artması yönünden iyi. Aldığımız kitapların içindeki resimleri ezberleyip ona sormamız için kitabı bize veriyor. Sayfaları açıp kedi nerde, ağaç nerde, robot nerde diye tek tek soruyoruz o da parmağıyla gösteriyor, bu şekilde zaman geçiriyor. Ama tabi bunlar da bir yere kadar. Son uçak yolculuğunda 12 aylıktı. 12 aylık bebekle 16 aylık bebek arasında da çok fark var mesela şimdi kalkıp yürümek isteyecek o zaman ne olacak bilmiyorum :) Yani şenlikli bir seyahat bizi bekler dostlar. Ne kadar hazırlık yapsan da tedbirli olsan da bebekle yola çıkan adam herşeye hazırlıklı olmak durumunda. Mesela Münih de müze gezerken ilk başta çok mutluydu, gülücükler, şen kahkahalar derken sonra birden sıkıldı, başladı ağlamaya, bağırmaya...Altı temiz, karnı tok, ortam güzel hiç bir sebep yok ama sanki çocuk çıldırdı!.. Ne yapsak olmadı, arabasına zor bindirdik, kaçar gibi çıktık, o da ağlayıp ağlayıp uyudu...Çocuklu çiftlere çok tanıdık gelecektir bu sahneler. Zorlukları çok, ama göze alıp ya eski hayatınıza devam edeceksiniz, seyahatlerinize gideceksiniz, ya da bebek var diye vazgeçip dizinizi kırıp evde oturacaksınız :) Biz ilkini seçtik, o nedenle Bismillah deyip alıyoruz biletleri, yapıyoruz seyahat planlarını. Öyküm de inşallah bizim gibi seyahati gezmeyi sever. Bu yazıyı okuyup da bebekle seyahat edenlerden tavsiyelerini bekliyorum. Bu arada bavul işine devam diyorum :)