Haftasonu yaklaştıkça kahvaltı aşermeye başladım. Gözümün önüne pazar günü kahvaltıda simitle beraber yediğimiz dev yumurtalar geldi :) Bu arada ennihayet şu saçımı boyatabildim. İki ay olmuş bir türlü becerip gidemedim. Neyse onu hallettik. Röflesiz tek renge boyanıyor yaklaşık bir senedir. En son röflede yanmıştı çünkü artık istemiyorum. Bakım ürünleri, sarımsak özlü şampuan filan derken epey bi hale yola soktum. Hangi ürünleri kullandığımı bu yazımda anlatmıştım. Bakalım biraz daha böyle gitsin.
Pazar günü yeni bir yer keşfettik daha doğrusu yeni bir yer değil biz yeni bulduk. Daha da doğrusu Serhan önceden çok gitmiş ben ilk defa gidiyorum. Yani lafın kısası Zigana pide uzun yıllardır varmış, keşif olması benim yeni öğrenmemden :) Burada kıymalı, kavurmalı, peynir ve yumurtalı pide var, içecek ve istersen tatlı. Salata yok, çatal bıçak yok, elinle yiyorsun. Önce kapağı açıyorsun, içindeki tereyağı eriyor o arada...
Sonra sağından solundan üstünden altından koparıp koparıp yiyorsun. Muhteşem lezzetli. Malzemeleri Trabzondan özel geliyormuş. Gerçekten hamurunun, tereyağının ve etinin lezzeti ayrı ayrı geliyor damağınıza. Ama tabi bu da öyle her zaman yenecek birşey değil, obez eder adamı alimallah :)
Eee gündüz bunu yersen akşam yemek hakkın kalmaz. Meyveyle idare edersin. Hiç değilse şöyle bol bol doğrayayım da biraz olsun açlığımızı bastırsın. Hmm evet biraz da süslü olsun, önce gözümüz doysun :)
İşte gecikmeli yayınladığım haftasonu özeti böyleydi. Hafta biterken ancak fırsat buldum, tatile kaldı bir gün. Çünkü bu hafta cumartesi çalışmıyorum oh lalalaa ☺