Ankara'da yemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ankara'da yemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kebap Sevenlere

Çarşamba, Eylül 03, 2014


Kebap diye ölüp bitmeyen, seçme şansım olunca hamburger, deniz ürünleri, uzakdoğu yemeklerinden yana hakkını kullanan ben, proteinden eksik kalmama adına kırmızı etlere doğru hafif manevra yapmış durumdayım. Geçenlerde daha önce gitmediğim bir yere gittik. Elçin'in keşfi onun davetiyle biz de gittik ve Abuzer'in değişik sunumuyla yumuşacık şiş kebabını çok beğendik. Burası ufak masalardan oluşuyor, gidince hemen kalın bir kağıt seriyorlar masanın büyüklüğünde. Sonra yeşillikler, domates, salata ve etsiz çiğköfte geliyor. Bunları masanın üstüne tabaksız şekilde seriyorlar. Servis tabağı da verilmiyor. İçecek olarak ayran istedik bol köpüklü güzel bir ayran geldi.


Etsiz çiğköfteleri çok lezzetliydi, bir porsiyon daha sırf kendim için isteyebilirdim, o kadar çok sevdim. 


Onun arkasından tabak altı lahmacun ve içli köfte geldi. Lahmacun fena değil ancak içli köfte için aynı şeyi söyleyemem, belki o güne has birşeydi bilmiyorum.


Ancaaakk, bunlardan sonra masanın ortasına ince lavaşlarla servis edilen şiş kebaplar gelince, benim kırmızı eti sevmem filan demelerim lafta kaldı. İri iri doğranmış yumuşacık, ağızda dağılan mis gibi bir şiş kebaptı bu. 
Çok sevdim. Adana kebabı için de iyi dediler bilmiyorum, denemek lazım.


Yanında da garnitür olarak közlenmiş biber, domates ve soğan geldi. Tam bir kebap ziyafeti oldu. Daha iyisini yemedim diyemem ama burayı da arada gidilecekler listemize aldım. Tabaksız ve ortaya gelen, genelde elle yenilen, on parmağın işin içine girdiği bu leziz yemek çok hoşumuza gitti. 


Yeri nerde derseniz, ki belki siz keşfedeli yüzyıl olmuştur :) olabilir. Yine de bilmeyenlere söyleyeyim, Kızılay'da İzmir caddesinde. Yan yana orta büyüklükte iki dükkan var aynı isimde, biz bahçesi alt katta olan Abuzer'de yedik. İşte böyle, ilgisini çeken bir denesin.


Bir lezzet mekanı daha paylaşmış olduk böylece. Gideceklere şimdiden afiyet olsun :)

Hafta Sonu Kahvaltısı İçin Bir Öneri: Evin Döner

Cuma, Şubat 07, 2014

Ocak ayı içinde bir pazar günü kahvaltı için Çukurambar Evin Döner'e gittik. Eşim Erzincanlı olduğu için Evin Döner'in Erzincan usulü kahvaltısına götürmek istedim, iyi ki gitmişiz. Mekan çok şık ve sıcaktı. Esas işi döner, evet, ama kahvaltısı da hiç yabana atılacak gibi değildi. Serpme kahvaltı geldi, çeşit boldu tamamını bitiremedik bile. Herşey gayet kaliteli ve lezzetliydi. Biz çok erken gitmiştik, bizim haricimizde iki grup vardı masalar onlara göre ayarlanmıştı. Yani mekan tamamen doluydu. Buna rağmen serviste hiçbir aksama yoktu.


Dört beş çeşit peynir gayet şık bir sunumla masaya geldi.


Bal- tereyağ-kaymaktan oluşan kalori bombası üçlüye yine en az onlar kadar tehlikeli patates kızartması eşlik etti :)
Hepsinden önemlisi servis elemanları çok nazik ve güler yüzlüydü. Benim için insan faktörü çok önemli, suratsız birinin elinden yemek yemekten hoşlanmıyorum. Ya da geç gelen servisten, çağırınca zorla bakan garsondan...Ancak o günkü kalabalığa rağmen bravo tıkır tıkır servislerini yaptılar ve gayet ilgili, nazik davrandılar.

Bu kahvaltının üstüne döner mi yediniz demeyin :) Şöyle oldu, açıklayabilirim :) Esasen dönerci olduğu için brunch sonunda bize döner ikram ettiler. Ancak resmen bir porsiyona yakın birşey geldi, gözü gönlü bol bir işletme olduğunu burdan anladık. Ve cidden döneri harikaydı. O yüzden Ankara da olup gitmemiş olanlara tavsiye etmek için bu yazıyı yazıyorum, burdan da Evin Döner in sahibine ve tüm servis elemanlarına teşekkürler, umarım kalitenizi hep yukarı götürerek ilerlersiniz.

Hafta sonu mekan önerisini de yaptıktan sonra Romwe elbise çekilişimi de hatırlatayım, katılmak için son gün 11 Şubat bu yazıma tıklayabilirsiniz.  Hepinize kocaman öpücükler, mutlu ve sağlıklı bir hafta sonu geçirmenizi diliyorum şimdilik hoşçakalın :)



Haftasonu İnsan İçine Karıştık

Pazartesi, Ocak 20, 2014

Herkese güzel bir hafta diliyorum, haftanın en güzel (!) gününden merhaba :) Malum sağlık sorunundan dolayı ev-hastane-işten oluşan üçgenin dışına çıktık bu hafta sonu. Tabi yine her gün ziyaret ediyoruz o ayrı. Ama ziyaret saati belli, 12.30-13.30 yada akşam 18.30-19.30 sonra kalmak mümkün değil. Annem düzelmeye devam ediyor, eve çıkışı yaklaşıyor diye düşünüyoruz. Cumartesi akşamı hem bu sıkıntıları hafifletmek hem de uzun zamandır özlediğimiz uzakdoğu yemeklerinden yemek için Park caddesindeki Quick China ya gittik. Suşi ve karidesli noodle yedik. Her ikiside her zamanki gibi lezzetliydi. Servis personeli nazik, servis hızlı, ortam güzeldi. Çizgiyi bozmadıkları için burdan bir kere daha teşekkürler. 




En son yasemin çayımızı da içip Quick China ile vedalaştık. Bu fotoğrafta saçlarıma hayran kaldım, bir saat öncesinde dalgalıydı, niye böyle olmuş acaba, ama yine de ekledim, önemli olan ruh güzelliği :)) Haa bu arada son olarak bir rüya gördüm, kardeşimle ben kocaman bir yoldayız başımıza gökten kocaman kocaman balıklar yağıyor, düşenleri elimize alıyoruz, birini bırakıp ötekini alıyoruz seviniyoruz filan. İnternetten baktım pek bişey yok anlamı nedir bilen var mı?


Son olarak hepinizi öpüyorum hayırlı bir hafta diliyorum...



Haftasonu Özlemi

Perşembe, Aralık 19, 2013


Haftasonu yaklaştıkça kahvaltı aşermeye başladım. Gözümün önüne pazar günü kahvaltıda simitle beraber yediğimiz dev yumurtalar geldi :) Bu arada ennihayet şu saçımı boyatabildim. İki ay olmuş bir türlü becerip gidemedim. Neyse onu hallettik. Röflesiz tek renge boyanıyor yaklaşık bir senedir. En son röflede yanmıştı çünkü artık istemiyorum. Bakım ürünleri, sarımsak özlü şampuan filan derken epey bi hale yola soktum. Hangi ürünleri kullandığımı bu yazımda anlatmıştım. Bakalım biraz daha böyle gitsin.


Pazar günü yeni bir yer keşfettik daha doğrusu yeni bir yer değil biz yeni bulduk. Daha da doğrusu Serhan önceden çok gitmiş ben ilk defa gidiyorum. Yani lafın kısası Zigana pide uzun yıllardır varmış, keşif olması benim yeni öğrenmemden :) Burada kıymalı, kavurmalı, peynir ve yumurtalı pide var, içecek ve istersen tatlı. Salata yok, çatal bıçak yok, elinle yiyorsun. Önce kapağı açıyorsun, içindeki tereyağı eriyor o arada...



Sonra sağından solundan üstünden altından koparıp koparıp yiyorsun. Muhteşem lezzetli. Malzemeleri Trabzondan özel geliyormuş. Gerçekten hamurunun, tereyağının ve etinin lezzeti ayrı ayrı geliyor damağınıza. Ama tabi bu da öyle her zaman yenecek birşey değil, obez eder adamı alimallah :) 


Eee gündüz bunu yersen akşam yemek hakkın kalmaz. Meyveyle idare edersin. Hiç değilse şöyle bol bol doğrayayım da biraz olsun açlığımızı bastırsın. Hmm evet biraz da süslü olsun, önce gözümüz doysun :)


İşte gecikmeli yayınladığım haftasonu özeti böyleydi. Hafta biterken ancak fırsat buldum, tatile kaldı bir gün. Çünkü bu hafta cumartesi çalışmıyorum oh lalalaa ☺


Ümit Usta Ciğer'im

Salı, Eylül 03, 2013


Cumartesi günü Bursa Kumaş'a çıkarma yaptık elçinle. Uzun zamandır koltuklarımın örtülerini değiştirmek üzerine de farklı renklerde kırlentler dikmek istiyor ancak zaman bulamıyordum. Cumartesi kumaşları bulduk, ölçüleri verdik, hemen orda terziye diktirdik, akşama da eve götürüp kullanmaya başladım ☺ Böyle hızlı olmazsam mümkün değil yetişemem az çok biliyorsunuz. Neyse efendim bu koşturmacadan sonra acıktık. Menekşe sokakta Ümit Usta diye bir ciğerci açılmış. Elçin denemiş beğenmiş beni de götürdü. Ben de denedim beğendim size tavsiye etmek istiyorum. Garsonları çok tatlı bayanlar, temiz bir yer, arnavut ciğeri de çok lezzetli. 


İşte ciğer,


İşte kocaman köpüğüyle yayık ayranı,


Arnavut ciğeri seviyorsanız aklınızda bulunsun istedim...Bu arada çekilişim devam ediyor katımak için buraya tıklayın , bir de instagramda eebrubayrak olarak bulabilirsiniz :) Hoşçakalın...


Blogger tarafından desteklenmektedir.